Genel

İnsandaki Edebiyat

By 25 Temmuz 2019 No Comments

İnsan sürekli arayış içinde olan bir varlıktır. Çoğu zamanda neyi aradığını bilmeden arar. Edebiyat insana arayış sebebi verir. Ona rota çizer, yol gösterir. Arayışına anlam katar.

 İnsan en çok da kendini bulmak, kendini keşfetmek kendi zihninin yollarını bulmak ister. İşte edebiyat en iyi yol haritasını burada sunar insana. 

Ağızlarda dolaşan edebiyat karın doyurmaz diye bir laf vardır. Edebiyat belki gerçekten tam manasıyla insanın karnını doyurmaz ama zihnini, ruhunu, vicdanını doyurur. 

Edebiyat insanı daha vicdanlı, daha merhametli, daha hissiyatlı, daha naif, acizliğinin daha farkında yapar. Kısacası edebiyat insana daha çok insan olduğunu hissettirir. 

Zaten insan duygu ve düşüncelerinden oluşan bir varlık değil mi? Edebiyat ise hisler dünyasının tam kendisidir. 

İnsan o dünyanın içine bir kere girdiğinde ise oradan çıkması hiç kolay olmaz. O büyülü dünyaya kendini kaptırıp gider. Çünkü o büyülü yolda öğrenir birçok şeyi, o büyülü yolda fark eder, o büyülü yolda direnir, o büyülü yolda basar ayakları yere sağlam.

Edebiyat bir şey değildir. Edebiyat her şeydir… 

Edebiyat en güzel en özel duyguların dışa vurulduğu, en karanlık en bastırılan gizlenilen tarafların ortaya çıktığı, duvarların tamamen ortadan kalktığı dünyadır. 

En güzel direniş de edebiyat ile olur, en güzel sözler de edebiyat ile söylenir, en güzel yakarışlar da edebiyat sayesinde yapılır. 

Edebiyat aslında kalbin dile dökülüşüdür. O yüzden bu kadar değerlidir ya. Çünkü dilin söylediğinden ziyade kalbin söylediği her zaman daha önemlidir daha özeldir. 

Edebiyat insana can verir. Çünkü edebiyat ruhu besler. Ruhsuz bir insan cansız bir insandır…

Bir yazıda diyordu ki:

Edebiyat; iletişimde hayat köprüsüdür ve bu köprüden bütün insanlık bilerek ya da bilmeyerek geçecektir. Edebiyat dediğimiz, aklın sesli ya da sessiz dile gelmesi ve kâğıda bir parçasının düşmesidir.

Edebiyat farkındalık sağlayarak unuttuğumuzu sandığımız her şeyi bize yeniden hatırlatmaktadır. Edebiyatla uğraşmak yaşamanın altını çizmektir.

Edebiyat; hayatımızın sanatsal karşılığıdır. İyi veya kötü yaşadıklarımızın estetik hali, ruhun kağıda yansımasıdır.

Suut Kemal Yetkin de diyor ki:’ Yaşamı güzelleştiren, insanı hayata bağlayan, öz duygularla zenginleştiren edebiyattır.

Yani kısacası edebiyat nefes almak ve nefes vermektir…

Ama en önemlisi de bence şu ki edebiyat insana en çok da haddini bilmeyi öğretiyor. Çünkü kendini bilen haddini biliyor. İnsan kendini bildikçe hiçliğini fark ediyor. İşte edebiyat da o hiçlikteki ışıktır insana…

 

Yazar: Şule Doyaroğlu

Leave a Reply