BlogGenel

Öteki..

By 1 Mayıs 2018 No Comments

Kafamızın içinde ki öteki kavramının sınırları aştığı bir dönemden geçmekteyiz. Hoşgörü ve farklı fikirlere saygının toplumsal zeminde karşılık bulduğunu görsek de aslında yüreğimizdeki ve beynimizdeki söylemler bunu yalanlamaktadır. Kendi bencil dünyamızın yansımalarını bir görüntüleme cihazı ile gözlemleyebilseydik insanlığın tamamını parça parça sağa sola dağılmış ve bireyleşmiş bir şekilde yaşamlarını sürdürürken görebilirdik.

Zihnimizdeki ve yüreğimizdeki amansız öteki kavramından kurtulmamız için eğer bugün adım atmazsak yarın çok geç kalabiliriz. Suriyeli bir adamın Türkiye’deki açıklamaları aynen şu şekildedir: ‘’Biz Suriye’de iki muhalif grup olarak birbirimizle tartışır ve birbirimize yüz vermezdik ancak şu an vatanımızdan uzakta aynı çöplüğü karıştırmaktayız.’’ Buradaki mesaj bizi çok şiddetli bir şekilde uyarmaktadır.

Sadakati ve fedakarlığıyla nitelendirilen bu millet, zaafları tarafından kuşatılmak istenmektedir. Bu ülkede geçmişte birçok kez Alevi-Sünni, sağcı-solcu, Kürt-Türk gibi tartışma oturumları başlatılarak genç gönüllerin kanı akıtılmış, kardeşlerden düşmanlar yaratılmıştır. Ülke ve millet olarak bu durumun sürekli farkında olmakla beraber, farkındalıklarımızın zihinlerimize ve bilinçaltımıza yansıması konusunda pek başarılı olamıyoruz. Farklı siyasi partilere destek veren iki kişi bilinçlerinde ve zihinlerinde diğerinin profilini, görüntüsünü, yaşam tarzını oluşturmakta ve onunla iletişime geçmeden evvel ister istemez ona oluşturduğu o kalıpla bakmaktadır.

Değer ölçümüz ne olmalıdır diye kendimize sormalı ve bu ölçülerin arasına ‘’yaratılanı yaradan ötürü sevme’’ kaidesini yerleştirmeliyiz. Gerçek şudur ki zihinlerde oluşturulan ve dış ortama yansımayan ayrılıkçı ve öteki düşünceleri dış ortama yansıyan ve anlık sinir dozlarıyla sona eren eylemlerden daha tehlikelidir çünkü zihinlerde ki ayrılıkların uzun yıllar sürmesi ve vicdanların arasına sınır setleri çekmesi nedeniyle açabileceği sorunların boyutunu tespit etmek çok güçtür. Bu noktada ülkemizin her kademesine çok önemli görevler düşmektedir. Devlet adamlarından siyasilere, siyasilerden öğretmenlere, öğretmenlerden öğrencilere ve sayamadığımız tüm alanlarda zihinlerdeki ayrışmayı raflara kaldırıp birbirimizi kucaklamaya çokça ihtiyacımız var. Bu kucaklamayı sürdürülebilir kılmanın ilk yolu yaratılanı yaratandan ötürü sevmenin yanında al yıldızlı bayrağımızın altında toplanmak olacaktır ve bu bayrağa karşı yapılan saldırılarda Türkiye toplumu olarak omuz omuza ses ve eylem birliğinde bulunabilmemiz elzemdir. Bu saldırılara karşı gönül birliği oluşturabilir ve zihinlerimizi öteki algısını temizleme başarısını gösterebilirsek ne sınırlarımıza yönelen silahlar ne mezhepçilik ayakları zihin dünyamızı kirletmeye ve bizleri birbirinin ötekisi yapmaya yetmeyecektir!

Yunus Berkay Doğan

Leave a Reply