Genel

SAVAŞ MAĞDURU MÜLTECİLERDE TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU DÜZEYİ

By 10 Haziran 2019 No Comments

Mülteci (refugee); başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunan ve bu talebi o ülke tarafından “kabul” edilen kişidir. Savaş, sivil çatışmalar, etnik çatışmalar, baskıcı ve otoriter rejimler, çevresel sorunlar ve doğal afetler mülteciliğin oluşmasına neden olan temel sebeplerdir (Türkoğlu, 2011). Mültecilik kavramı yeni ortaya çıkan bir kavram olmamakla birlikte Roma imparatorluğu dönemi, savaştan kaçarak mülteci konumuna düşen ve başka ülkelerde koruma altına alınan örneklerle doludur.

Çatışmaların neden olduğu şiddet nedeniyle dünya genelinde göç eden mülteci sayısının büyük oranda artış göstermesinden savaşlar sorumludur. Ölüm ve yaralanmaların önemli bir nedeni olan savaşlar fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik birçok şiddetin yaşanmasına neden olarak, yarattığı tahribat sonucunda insanları temel ihtiyaçlarından yoksun bırakarak hem fiziksel hem de ruhsal yıkıma uğratabilmektedir. Buna karşılık hak verirsiniz ki güvende olduğumuzu hissederek yaşamak en temel ihtiyaçlarımızdan biridir.

Türkiye’de kalma süreleri artan Suriyeli mülteciler, ekonomik, sosyal, kültürel ve güvenlik gibi çok boyutlu sonuçları olan, göç krizine yol açmışlardır. Mültecilerin farklı dil, kültür ve yaşam tarzına sahip olmaları Türkiye’ye entegrasyonlarını zorlaştırmaktadır. Suriyeli mültecilerin Türkiye’ye entegrasyonlarının sağlanması bazı hukuki düzenlemeleri zorunlu hale getirdiği gibi mültecilere yönelik sosyal uyum politikaları geliştirilmesini de gerektirmiştir.

Göç sonrasında, göç veya mülteci statüsü hakkında belirsizlik, işsizlik ve istihdam edilememe, sosyal statü, aile ve sosyal destek kaybı, arkasında bıraktığı aile üyeleri ile ilgili endişenin yanı sıra yeniden bir araya gelmeye yönelik endişe, dil öğrenme, kültürel uyum ve uyum zorlukları ruh sağlığını olumsuz etkileyen etmenlerdir. Böyle bir travmatik olayın psikolojik boyutları ele alınıp incelenmesi gereklidir.

DSM-V’e baktığımızda psikolojik travma; kişinin beden bütünlüğüne zarar veren veya yaşamını sonlandıracak bir tehditle olağandışı bir olay yaşaması veya böyle bir duruma şahit olarak sahip olduğu baş etme yolları ile üstesinden gelememesi durumudur. Travmatik deneyimlerden sonra kişinin yaşama bakışı etkilenebilir, dünyanın güvenli bir yer olmadığını düşünerek kendini güçsüz hissedebilir. Geldikleri ülkede yakını olan birini kaybetmiş olmak, işkence veya savaşa tanıklık etmiş veya birebir yaşamış olmak travmanın yarattığı psikolojik etkiler bakımından önemli görülmektedir. Sonrasında da şiddete ve baskı göreceğine yönelik duyduğu korku nedeniyle kişiler güvenli yer arayışında bulunmaktadırlar. Zorunlu olarak yapılan göç öncesinde veya sırasında kişinin sevdiği kişileri kaybetmesi, işkenceye maruz kalarak diğer travmatik olayları da birlikte yaşamış olması travma sonrası stres bozukluğu veya diğer ruhsal rahatsızlıklara neden olarak travmatik etkinin şiddetini arttırabilmektedir.

4-5 yıl sonra mülteciler uyum sürecini büyük ölçüde tamamlamaktadırlar. Direnme ve kararlılık kaybolmakta, umutsuzluk ortaya çıkmakta ve kişi yaşamı ve statüsündeki değişiklikleri kabullenmektedir. Zaman içerisinde çoğu hayatından bezmekte ve yabancılaşmaktadır. On yılın ardından kalıcı yerleşim tamamlandıktan sonra, statü düşmesini kabul etmek istememektedirler. Bu nedenle yeni ülkelerindeki kurumlarından çok fazla beklentileri ortaya çıkmaktadır.

Savaş yaşayan mültecilerle yapılan çalışmalar sonucunda varılan sonuçlara baktığımızda en sık rastlanan psikiyatrik bozuklukların TSSB ve depresyon olduğu gösterilmiştir.  Mültecilerin ruh sağlığını araştıran epidemiyolojik araştırmaların çoğu TSSB tanısı üzerine odaklanmıştır. Dünya genelinde yapılan araştırmalarda TSSB görülme sıklığı %3-80 geniş aralıklarda bildirilmiştir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), genellikle travmatik bir yaşantının ardından ortaya çıkan psikolojik bir bozukluktur. Fiziksel saldırı, cinsel istismar, şiddet, trafik kazaları ve endüstriyel kazalar, savaş, terör olayları, başkalarının yaralanmasına veya ölümüne şahit olmak, yaşamı tehdit eden hastalıklar ve deprem, tsunami, sel, kasırga gibi doğal afetler en yaygın olarak görülen travmatik yaşam olaylarıdır.

Savaş ve sömürüden dolayı yaşadığı yeri terk etmek durumunda kalan bireylerin ruh sağlığının önemli derecede etkilendiğini belirtmiştik. Savaş veya politik nedenlerden dolayı tek başına ülkesinden ayrılmak zorunda kalan kişiler yalnız oldukları için güçlük çekmişlerdir. Literatürde yer alan Savin ve arkadaşlarının (2005), mülteci bir grupla yaptığı çalışmada savaş nedeniyle göç eden mültecilerde savaş dışındaki nedenlerle göç eden gruba göre daha yüksek oranda ruh sağlığı sorunlarına rastlanmıştır.

Literatürde yer alan bir araştırmaya göre savaş mağduru mültecilerin travma sonrası stres bozukluğu riskini arttıran değişkenlerden birincisi cinsel istismar iken en son sırada patlamaya tanıklık değişkeni yer almaktadır. Savaş mağduru mültecilerin TSSB riskini orta düzeyde arttıran değişkenlerden savaş kaybı ikinci sırada, ölüme tanıklık üçüncü sırada, şiddete maruz kalma dördüncü sırada, yaralanma ve  kaza geçirme ise beşinci sırada yer almaktadır.

Peki bu durum tedavi edilemez mi? Yapılan çalışmalar psikososyal müdahale programlarının TSSB’nin tedavisinde etkili olduğunu göstermektedir. Yetişkinlerde görülen TSSB’ye yönelik psikososyal müdahalelerde destekleyici, psikodinamik, bilişsel davranışçı terapi (BDT), maruz bırakma, göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) gibi farklı yaklaşımlar ve modeller kullanılmaktadır. Destekleyici grup terapisinde kişilerin şimdiki problemlerine ve başa çıkmalarına odaklanılmakta ve grup terapisinin iyileştirici faktörlerinden faydalanılarak grup üyelerinin yaşadıkları travma ile başa çıkmaları amaçlanmaktadır.

Mültecilik bir tercih değildir, mecburiyettir. Bununla birlikte bahsettiğimiz  olumsuz nedenleri ve sonuçları göz önünde bulundurup empati yapmak gerekir ki yalnız olmadıklarını hissettirelim.

 

YAZAR: ESRA BAKKALOĞLU

 

KAYNAKÇA

  1. Binay, Hüseyin. Suriye ve Irak’tan gelen Savaş Mağduru Çocuk ve Genç Mültecilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Düzeyi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep, 2016.
  2. https://multeciler.org.tr/savas-magduru-suriyeliler-icin-psikolojik-destek-merkezi/ Mülteciler Derneği, Savaş Mağduru Suriyeliler için Psikolojik Destek Merkezi. (erişim tarihi 01.05.2019)
  3. Korkut, R. Türkiye’de Sığınmacılar ve Mülteciler. Niğde Üniversitesi, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi. Niğde, 2010.
  4. Özgen F, Aydın H. Travma Sonrası Stres Bozukluğu. Klinik Psikiyatri. 1999;1:34-41
  5. Tokgünaydın, Sütcü. Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Grup Terapisinin Etkililiği: Sistematik Bir Gözden Geçirme. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar. Cilt 8 sayı 1 :95-107. 2016

Leave a Reply