Genel

Yılın En Büyük Hediyesi

By 27 Ocak 2020 No Comments

Yaklaşık 20-25 gün önce  sayılarından dolayı simetrik dediğim, şu anda içinde bulunduğumuz  bir yıla girdik. Hepimizin gördüğü gibi daha o günler yaklaşmadan 1-2 ay önce bile her yer ışıl ışıl oldu, o meşhuur dev yılbaşı ‘indirimleri’ başladı. Sokaklar süslendi. Herkes ‘sevdiklerime ne alsam’ diye dolaşıyordu mağazalarda, caddelerde, alışveriş sitelerinde…

Bazı kocaman, bilmem kaç milyon ciroluk şirketler bile bir yılbaşı telaşına düştüler. Hepsi kendine göre haklıydı tabi.

Yeni yıl, yeni hedefler, yeni planlar, yeni bütçeler… vs.

Şirketlerden ziyade insanlar da ‘yeni yılda her şey bir önceki yıldan çok daha güzel olacak’ cümleleriyle sosyal medyada, işyerlerinde dolaşır oldular. Herkesin umutları, hayalleri, beklentileri vardı yeni yıldan, 2020’den… ki hala öyle.

Kimse demek istemiyorum ama çevremizdeki çoğu kişi kendinden başka, sevdiklerinden başka içinde bulunduğu para kazanmak uğruna gidip geldiği şirketinden başka bir şey düşünmüyordu gelecek 365 gün için.

Günümüzde dünyada hepimizin bildiği bir tüketim çılgınlığı hakim. Özellikle sosyal medyada sürekli ‘yukarı kaydır’lar yapıyoruz, alsak da almasak da. Son 1-2 ayda milyonlarca kez ‘yukarı kaydır’dık belki de. Sırf erkek/kız arkadaşımıza yılbaşı hediyesi güzel bir saat alabilmek için, eşimize yeni çıkan iphonedan almak için, arkadaşımıza onun geçen sene bize aldığından daha pahalı bir hediye alabilmek için…

Kaçımız sokaklarda üşümekten ölen insanları, Türkiye’nin doğusunda soğuktan ders yapamayan emektar öğretmeni, bizlerden binlerce kilometre uzakta bir bisiklet hayali olan çocuğu, dünyanın diğer ucunda topraklarda yalınayak dolaşan Afrikalı çocuğu düşündük?

Sizleri bilmiyorum sevdiklerinize neler aldınız, yılbaşını nasıl geçirdiniz, hangi restorantlarda yemek yediniz ama… Şunu biliyorum ki bu dünyayı ve bizleri  tüketmek değil, ancak düşünceli olmak yani kendimizden ziyade başkalarını düşünmek kurtaracak.

Şimdiye kadar okuduğunuz kısımdan muhtemelen ‘yılbaşına karşı’ biri olduğum izlenimi oluşturmuş olabilirim. Fakat asla karşı değilim. Tam tersi her yılın sonunda benim de içim kıpır kıpır oluyor, ben de her yerin ışıl ışıl olmasına çok mutlu oluyorum. Ama özellikle ‘özel’  günlerdeki tüketim çılgınlığı ve bunu bencilce yapmak beni çok üzüyor.

Dolayısıyla içinde bulunduğum ve hepsine birbirinden fazla değer verdiğim BİGENÇ ailesiyle bir yılbaşı çekilişi yaptık. Yılbaşı çekilişinde birbirimize hediyeler almaktan ziyade bize çekilişte çıkan arkadaşımız için bir iyilik yapmaya karar verdik.

Bazılarımız Afrika’daki çocukların eğitimine destek olmak için bağış yaptı veya topraklarda yalınayak bastıkları için birkaç çift terlik… Türkiye’nin dört bir yanına kan yardımı yapan Kızılay’a bağış veya kütüphanesi olmayan okullara kitap gönderdik. Yazımın başında bahsettiğim milyon dolarlık şirketlerden biri de bir köy okulunu boyattı. Mutluluktan ağlayacaktım…

İnanın maddi hediyelerden çok daha mutlu olduk hepimiz. Çiçekler açtı kalbimizde onların gözlerindeki ışıltıyı hayal ederken…

Gerçekten hiç zor değil, bir insanı mutlu etmek için başka bir insanı mutlu etmek. Bol bol mutlu olduğunuz ve mutlu ettiğiniz bir yıl olması dileğiyle…

Gayenur Karataş

 

Leave a Reply