GüncelToplumYaşam

Cahil Cesareti: Dunning – Kruger Sendromu Nedir?

By 8 Ekim 2020 No Comments

     ‘Cehalet, insanın kendine olan güvenini artırır.’

Siz hiç cahil cesareti olan biriyle münakaşaya girmek zorunda kaldınız mı?

Matematikten sanat tarihine, politikadan sağlığa kadar her alanda üstün fikirleri vardır.

Her şeye hazırlıklıymış gibi davranır.

Hakkında hiçbir fikri olmadığı ve öngöremediği olaylar karşısında bile sanki bu olayı yıllar öncesinden görmüş de ona göre davranmayı seçmiş gibi bir tavır alır.

Başarısız olmaya tahammülü yoktur, başarısızlığından söz edilmesine katlanamaz. 

Bir konu üzerine okuduğu sadece bir kitap ya da izlediği bir film sayesinde kendini o konunun uzmanı olarak kategorilendirir, o konuda doktora yapmış bir insanla bile tartışacak kadar özgüven patlaması yaşar. Ama savunduklarının arkasını dolduracak kadar bilgiye sahip değildir.

Sadece kendi doğruları vardır.

Karşısındakinin fikirlerini dinliyormuş gibi yapar, sadece konuşmak için sıra bekler hatta bazen onu bile yapmaz.

Kısacası insanı sadece çıldırtır. Böyle biriyle girdiğiniz herhangi bir tartışma ortamında size cevap hakkı bile doğmayabilir.

En beceriksiz insanlar yeteneklerinden ve kendinden en az şüphe duyanlardır. Yani az bildiği konu hakkında çok bildiğini hissedenlerdir. Türkçede ‘Cahil Cesareti’ tabiriyle yer edinen Dunning – Kruger Sendromu da bunu açıklıyor.

Bunu etkiye göre insan, bildikçe daha bilecek ne kadar fazla şey olduğunu görür. Yani zaman geçtikçe, tecrübe arttıkça özgüvende düşüş gözlemlenir.

Bu sendrom, adını ilk tanımlayan Cornell Üniversitesinde akademisyen olarak çalışan psikolog araştırmacılar David Dunning ve Justin Kruger’ den almıştır.

Cornell Üniversitesinde, Dunning Kruger Sendromu hakkında kişilerin davranışlarını temel alan bir deney yapılmıştır. Deney için 45 öğrenci incelemeye alınmıştır. Öğrencilerin bilgi düzeylerini ölçmek için çeşitli sorular hazırlanarak, öğrencilerin bu soruları yanıtlamaları istenmiştir. Sorular yanıtlandıktan sonra öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Soruların az bir kısmını doğru cevaplayan öğrenciler, daha fazla soruyu doğru yaptıklarını ve iyi bir günde oldukları zaman daha da iyi sonuçlar alabileceklerini söylemişlerdir.

Hani şu sınav çıkışı nasıl geçti sorusuna ‘çok iyiydi’ cevabını verip de sınavdan 45 alan arkadaşlar olurdu ya, heh işte bu grup tam olarak o arkadaşlar oluyor 🙂

Soruların büyük bir kısmını doğru cevaplamayı başaran öğrenciler ise daha az sayıda soruyu doğru cevapladıklarını tahmin etmişlerdir. Sınavdan gözleri dolu çıkan, kötü geçti diye etrafta dolaşıp 90 alan arkadaşlar, arkadaşlarımız…

Test sonuçları incelendiğinde, az sayıda doğru yaptığını düşünen öğrencilerin yüzde 90 oranında doğru cevap verdikleri, daha fazla sayıda doğru yaptığını düşünen öğrencilerin ise sadece yüzde 10 oranında doğru cevap verdikleri tespit edilmiştir. Psikologların yaptığı bu deney, bilgili kişilerin alçak gönüllülük gösterdiğini, az bilgiye sahip olan kişilerin ise cahil cesareti gösterdiğini kanıtlamıştır.

Peki bu sendromun arkasında hangi nedenler olabilir? Bazı kişiler neden bilmedikleri konularda ahkam kesiyor?

Dunning ve Kruger bu duruma “dual burden” adını veriyor. Türkçeye “çift yük” olarak da çevrilebilir. Yani kısaca bazı kişiler hem bilgisiz ve beceriksiz hem de bu durumun hiç farkında değil.

“Bilmiyorum” veya “Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilim, bir fikrim yok.” diyebilen herkese selam olsun! Zaten diğerleri onlardan bahsettiğimi bile anlamayacak 🙂

Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

Bertrand Russel

Gizem ADALAR


BİGENÇ Blog’ daki tüm yazılar yazarlarının görüşlerini içermektedir ve BİGENÇ Blog’ un editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Leave a Reply