GenelGezi/SerüvenKültür

Cennetten Bir Köşe: OLİMPOS

By 10 Eylül 2020 No Comments

Her bir köşesinin cennetten bir parça olduğu ülkemizde kafamızı nereye çevirirsek çevirelim binlerce yıllık tarih ile, yaşanmışlıkla ve muazzam bir doku ile karşılaşacağımız muhakkak. Dünyevi koşturmacaları bir kenara bırakabildiğimiz nadir anlarda kendimizi tarihin, kültürün ve doğanın içine bırakmaktan daha güzel ne olabilir? Yazımda insana kendini güzelliklerle dolu doğada ufacık bir toz olarak hissettiren efsaneler şehri Olimpos’ tan bahsetmek istiyorum.

İlkçağlardan itibaren “cennet” olarak tarif edilen Olimpos, Antalya’ nın güney sahillerinde Phaselis’ten sonra ikinci önemli liman kentidir. Adı eski Yunancada “ulu dağ” anlamına gelmektedir. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği bu bölge özellikle içinde bulunan sönmeyen Yanartaş sebebiyle birçok efsaneye ve mitlere de ev sahipliği yapmıştır.

Günümüzde etrafı dağlarla çevrili olan Olimposta kalıntıların çoğu Helenistik, Bizans ve Roma dönemlerine aittir ve eski Yunan mitolojisinde bölgede tanrıların oturduğu kabul edilmektedir. Mitolojiye göre Tanrıların kralı Zeus’ un meskeni olan Olimpos, Zeus dışında Yunan mitolojisinin on iki büyük tanrısının evidir. Bu on iki büyük tanrıya “Olimposlu tanrılar” da denir. Tabii ki her dönemde ve her bölgede geçmişten geleceğe taşınan, kulaktan kulağa anlatıldıkça büyüyen efsaneler sayesinde doğa da tarih de daha gizemli bir hal alır. Burada da efsanelere konu olmasıyla gizemini koruyan Yanartaş, bir diğer adıyla Chimera ateşi bölgeyi daha çekici bir hale getirmektedir.

Efsanelere göre; Zeus, Olimpos Dağı’ nda oğulları arasında bir müsabaka yaptırır. Zeus’ un oğlu Herakles yarışmada birinci gelir ve olimpiyat meşalesinin tutuşturulmasında da Yanartaş’ tan faydalanılır. Yanartaş’ ın en köklü efsanelerinden biri de Homeros efsanesidir. Ephyra kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes kardeşi Belleros ile avlanırken, yanlışlıkla Belleros’u öldürür. Vicdan azabından kendini kaybeden Hipponoes, ülkesinden kaçmak durumunda olduğu için Tipins kralına sığınır. Yakışıklı Hipponoes, Tipins kralının karısı tarafından arzulanmasına rağmen kraliçeyi reddedince, kraliçe Hipponoes’e iftira atar ve eşine şikayet eder. Kral bunun üzerine Hipponoes’i, Likya kralı olan kayınpederi Lobates’e gönderir ve durumu bir mektupla izah eder. Bunun üzerine Lobates, başı aslan, vücudu keçi, kuyruğu yılan ve ağzından sürekli alevler çıkaran Chimera (Çıralı) adlı canavara, Hipponoes’i öldürmesini emreder. İşteHomeros’ un efsanesinde bahsedilen Yanartaş; ağzından durmaksızın alevler saçan Chimera’ dır.

Yöre insanının Yanar olarak adlandırdığı Yanartaş’ ın asırlardır yandığına ve hiç sönmediğine inanılmasının ve efsanelerle de desteklenmesinin de bölgeyi turizm açısından öne çıkardığını söylemek mümkündür. Yakın geçmişe kadar alanda yapılan çalışmalar sonucunda alevin kaynağının metan gazı olması bilim insanlarının da kafasını karıştırmıştı çünkü jeolojik durumun bölgede metan gazını oluşturacak özelliklere sahip olmadığı bilinmekteydi. Ancak yakın zamanda yapılan yeni çalışmalar neticesinde Yanartaş’ ın bir metan gazına kaynaklık edebilecek özellikleri olmadığı görüşü çürütülmüştür.

Günümüzde Olimpos’ un doğal güzelliklerinin korunması amacıyla bir ören yeri olduğu için turistik merkez olması yasalarla engellenmiştir. Bu sebeple Akdeniz’in en bakir koylarından biridir. Cennet olarak adlandırabileceğimiz bölgenin doğal yapısının korunması canlılar açısından çok önemlidir. Nitekim yaz aylarında büyük deniz kaplumbağaları geceleri yumurtalarını bırakmak için Olympos-Çıralı sahiline gelirler. Karetta Karetta Kaplumbağaları Olimpos’un simgesi olmuştur.

Bölge, Antalya’ nın Kemer ve Kumluca ilçeleri arasında kalmakta ve genellikle bungalov evler ve pansiyonlar ile konaklama hizmeti sunmaktadır. Adrasan,  Çıralı, Yanartaş ve Antik Likya Yolu gibi yerler de kolaylıkla ziyaret edilebilmektedir. Doğaya kaçıp tabiatla bütünleşmek istediğinizde iki yanı çam ormanlarıyla kaplı derin vadide doğa ile iç içe huzurlu bir tatil geçirmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Unutmayalım ki her derdin devası, esas güzelliklerin merkezi ve ruhumuza en iyi gelen şey doğadır. Ona sırt çevirmeyelim ki bize sırt çevirmesine izin vermeyelim.

Eda İzel ÖZÇELİK

Leave a Reply