FikirİlhamYaşam

Denge

By 17 Temmuz 2020 No Comments

Bazı zamanlar zihnimde şu cümle canlanıveriyor ansızın; “hiç bir şey
hissetmemeyi dilerdim” diye.

Toplum olarak, yaşadığımız travmaların asla üzerinde düşünmeden
geleceğe dair pozitif düşünceler hayal etmeye programlanmışız. Sanki
yaşadığımız olumsuz hayat deneyimlerini bastırıp hiç yaşamamış gibi
davranmak, hiç canımız acımayacakmış gibi hissettirdiğine inanmışız. Aslına
bakarsanız hiçbir şey hissetmemeyi diler olmuşuz.. Acıyı hissetmemeyi
dilerken belki de mutluluğu bile hissedemeyecek ya da fark edemeyecek
hale gelmişiz.

Bunun üzerine düşünürken bir çok kişiden aslında acının bize
iyileştirici, mucizevi bir etkiye sahip olduğuna dair ilginç bir bakış
açısıyla karşı karşıya kaldım.
Yetiştirilme itibariyle, kötüyü düşünürsek kötü şeyler olacağına ve sadece
iyi şeyler düşünmeye odaklanmamız gerektiğine dair fikirlerin tohumları
bendeyken nasıl olacaktı da acının öğretici hissine inanacaktım?
Acı.

Acı nasıl da bana iyi gelecekti?

Acı bize üzüntü, keder, gözyaşından başka bir şey getiremez diye karşı
çıkıyordum. Kimse ömründe bir acı yaşamasın diye dualar ederken
buluyordum kendimi.
Sonrasında bunun aslında yaşadığım travmalarla baş edememe ile
alakalı olduğunu ve aslında yaşadığımız olaylarda acıyı bastırmak yerine
bu duyguya izin vererek sahip olduğumuz duyguların bir parçası
olduğunu anlamam gerektiğini öğrendim.
Düşününce; aslında yaşadığımız her duygu sonsuza kadar sürmeyecek.
Mutluluk, heyecan, üzüntü hatta öfke bile sonsuza kadar sürmüyor. Her
biri belirli sıralamalarda birbirini takip ederek başlıyor ve bitiyor.
Biz bu duyguların herhangi birine izin vermediğimizde ilerleyen
zamanlarda bize negatif olarak daha büyük ve sert bir şekilde onu
sahiplenmemiz için geri dönüyor.

Bu demek değil ki acıyı hissedin ve onunla yaşayın daima. Hayatın her
yerinde olduğu gibi hislerimiz konusunda da  “denge” kısmı önemli. Eğer
biz sadece bir duyguya odaklanıp onun gelmesine izin verdiğimiz gibi
gitmesine de izin vermezsek ruhumuzdaki dengeler yine bozulur. Her
zaman mutlu olmak veya her zaman üzgün olmak yerine iki duyguyu da  dengede
tutmak ruh sağlığımız için çok değerli ve bilhassa önemli.

Sağlığın değerli olduğu konusunda hem fikiriz ama bununla beraber
ruh sağlığımız için bir şeyler yapmalıyız.
J.K. Rowling’in Felsefe taşı kitabında Dumbledore, Harry’nin sonsuza
kadar anlında kalacak yara izi hakkında çok güzel bir cümle
kullanmıştı: “Yara izi için bir şey yapabilecek olsam bile yapmazdım.
İzler yararlı olabilir bazen..

Evet bizim için belki de -görünmeyen- yara izleri yararlı olabilir bazen.
Hiçbir şey hissetmemek yerine hissettiğimiz duygulara sahip çıkmak
dileğiyle..

 

Selva Nur Akkurt
Blogger: https://madammnur.blogspot.com/2019/02/denge.html

 

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BİGENÇ Blog’un editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Leave a Reply