FikirGenelİlhamYaşam

Peki, Ben Ne Zaman Mutlu Olacağım?

By 9 Ocak 2020 No Comments

Mutluluk nedir? Nasıl mutlu olunur? Kaç yaşına gelince mutlu olunur?

Aslında bakarsanız bir sürü soru var mutluluk ile ilgili aklımıza gelen. Sahi nedir mutluluk?

Kelime anlamına baktığımızda iki şey çıkar karşımıza.

  1. bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu.
  2. bir isteği, özlemi yerine geldiğinde duyumsanan sevinç.

Herkesin kendine göre bir mutluluk tanımı vardır. Tıpkı filozofların da kendilerince yaptıkları tanımlar gibi. Mesela Aristoteles mutluluğun hissedilebilir bir durumdan ziyade bir hayat tarzı olduğuna inanır. Bu yaşam tarzının özelliğinin, sürekli olarak alıştırmada bulunarak her bireyin en iyi yanlarını ortaya çıkarması olduğunu düşünür.

Epikuros mutluluğun denge ve ılımlılıkta olduğunu savunur. Aşkta mutluluğun olmadığını asıl mutluluğun arkadaşlıkta olduğunu…

Nietzsche ise mutluluğun kısa ömürlü olduğunu ve insanın özgürlüğünü ve kendi fikirlerini kısıtlayan bütün engelleri aşarak büyük bir güç ve mücadele ruhuna sahip olarak hayattan memnun olabileceğini savunur.

Gautoma Buddha, sonu mutluluğa varan hiçbir yolun olmadığını yolun mutluluğun kendisi olduğunu söyler.

Kierkegoard ise mutluluğun anı yaşamakta ve anın tadını çıkarmak olduğunu söyler.

Mutlu olmak bireyin hakkıdır ve evrende mutlu olmak en çok bireye yakışır ama 7 / 24 mutlu olmak imkansızdır ve ne yazık ki en büyük hatayı burada yaparız , sürekli mutlu olmamız gerektiğini düşünürüz. Oysa ki hayat bir pakettir. Bu paketin içinde hüzün, acı, coşku, aldatma, aldatılma, terk edilme, yalnızlık ve mutluluk vardır. Biz paketin içindeki diğer her şeyi unutup sadece bir şeye odaklanırız ama unuttuğumuz bir şey var ki mutsuzluk olmadan olgunlaşma olmaz, olgunlaşma olmazsa da büyüme olmaz.

Evde bir sıkıntı olduğunda anne babalar çocuklarını korumak için onları üzmemek için onlara genelde kolaylıkla yalan söylerler. Bunun sonucunda çocuk ileride yalan ile mutlu olmaya başlar ya da yalan mutluluklar için çaba göstermeye. Yetişkin bir birey olduğunda ise mutlu olmak zorunda hissettiği için salt mutluluğun peşinde koşmaya başlar.

Mutluluk kaynağı, hayatımızda hakikatse mutlu olabiliriz. Peki mutlu olduğumuzu kolaylıkla nasıl anlayabiliriz? Gece yatağımızda yatabiliyor, yattığımızda 10-15 dakika içinde uykuya dalabiliyor ve sabah dinç kalkabiliyorsak mutluyuz demektir. Salonda televizyon karşısında televizyon açık bir şekilde uyuyorsak bu mutsuz olduğumuzun bir göstergesi olabilir.

Mutluluk aslında hep bir sonuçtur. Şöyle ki kişi görülür, duyulur, onaylanır, takdir edilirse bunun sonucunda mutlu hisseder. Mutluluk olarak aradığımız şey bir takım ihtiyaçlarımızın karşılanmasıdır. Mutsuzluğun kaynağıysa giderilmeyen ihtiyaçlarımızdır. Burada yapmamız gereken iki önemli şey vardır.

  1. Aşama; ihtiyaç kaynaklarını belirlememiz,
  2. Aşama; elimizdeki mevcut kaynaklar ile bunu nasıl deneyimleyeceğimizdir.

Yaptığımız her şeyin içinde doğru bir mananın bulunması gerekiyor gibi düşünürüz ve bu yüzden hemen başkalarının manalarına üye oluruz ve sürü psikolojisiyle ilerleriz ve sonra bir doygunluk hissetmediğimiz için ben mutlu değilim; hiçbir zaman da mutlu olamayacağım diye düşünmeye başlarız. Kişi kendi kaynaklarını keşfettiğinde mutlu olur. Ben olmadan mutlu olamazsın ancak ve ancak kendin olduğunda mutlu olursun.

Yani mutlu olmak için:

1)    İhtiyaçlarını doğru tespit et.

2)    İhtiyaçlarında sana ait olmayanları ayıkla.

3)    Bunları elindeki imkanlar ile deneyimle.

Sen sen olmadığın sürece asıl mutluluğu bulamayacaksın. Sen olmak mutlu olmaktan çok daha önemli.

Şule Doyaroğlu

Leave a Reply