Eğitim

Deliler Buraya!

By 3 Ağustos 2020 No Comments

Evet açıkçası ilgi çekici bir başlık olsun istedim. Malum alana dair etiket bir kelimedir bu.

Size biraz Psikoloji dünyasından bahsetmek isterim. Dur durak bilmeyen bir eğitim sürecidir. Kendinizi sürekli yenilemeniz gereken; yeniye , modern dünyaya ve insana güncel olarak ayak uydurmanız gereken bir alandır. Tercih yaptıktan sonra asıl maraton alana giriş yaptığınızda başlar. İlk gün okulun kapısından girdiğiniz anki heyecanı düşünün, ilk derste tuttuğunuz notları, vizeden AA alacağınızı hayal ettiğiniz o anlar. İşte o heyecanı dört sene boyunca sürdürebilmeli insan. Sıkıldığınız anlar olacak, hele bir de Ingilizce okuyorsanız. SPSS’ in içinde kaybolduğunuzu ve “ne yapayım en kötü seneye alırım” dediğinizi şimdiden duyar gibiyim, sakın. Yoksa mezun olurken hala o dersi düşünüyor olursunuz.

Göz korkuttuğuma bakmayın içine girdiğinize kolayca anlayacağınıza eminim. Fizyolojik psikolojiyi almaya başladığınızda “klinik stajı ne zaman gelir?”, “önlük ne zaman giyeceğiz?” düşünceleri aklınızda belirir, ansızın kendinizi doktor gibi hissetmeye başlarsınız 😊. Bu işin şakası tabii ki. Şunu söyleyebilirim ki eğer güzel bir akademik kariyer düşünüyorsanız ilk sene notlarınız çok önemlidir çünkü ilk sene ortamalamanız sizin ana notunuzdur, diğer seneler onun üzerinde oynarsınız. İlk sene bütün bölümler için kolay olan senedir. Ana bölüm dersleriniz dışında sadece o seneye özel Matematik ve her bölümde olduğu gibi İnkılap dersleri vardır. Bu derslerin online olduğuna bakmayın, ortalamanızı etkileyen derslerdir. Okulun ilk zamanı ne yapacağınızı bilmeyebilirsiniz, endişelenmeyin sizin bölümünüze özel bir oryantasyon programı düzenlenecektir. Okulunuzun akademik kadrosunda kimler var, sizi dört sene boyunca neler bekliyor, ders içerikleri nelerdir bunlardan bahsedeceklerdir. Okulunuzun kapısından girdiğiniz andan  itibaren ilk başta Psikoloji Kulübü olmak üzere ilginizi çeken ve size bir şey katabileceğini düşündüğünüz bütün kulüplerle iletişim kurmaya çalışın. Unutmayın; bir psikolog adayı olarak iletişim kabiliyetiniz çok önemli. İyi bir okuyucu ve okuduğunu değerlendirebilen bir insan olmalısınız. Kendinizi tanımalı, kendinizle ilgili farkındalılık geliştirmeli, eleştiriye açık ve en önemlisi iyi bir dinleyici olmalısınız. İnsanları anlayabilme ve telapotik ilişki kurma yetiniz kuvvetli olmalıdır.

Alanımızda Tpöçg adını verdiğimiz Türkiye Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubuna mutlaka katılmaya çalışın; çünkü alanda size çevre ve bilgi olarak çok şey katacaktır. Psikoloji her gün yenisi eklenen, birbirinden farklı alt dalları olan ve oldukça geniş bir yelpazede bilim üreten ve hizmet veren çok kapsamlı bir bilim alanıdır. Psikoloji lisansı bir nevi usta çırak ilişkisidir, uzaktan eğitimle derslere girilmeden psikolog hocalarımızla  sosyal temas kurmadan, sadece kitabi bilgi ile psikologların bakış açısını kavramadan eğitimi sürdürülemez. Psikoloji’ de 4 yıllık Psikoloji eğitiminde dünyaya ve yaşama psikolog gözüyle bakmayı öğreniriz. İnsan zihninin kavrayışını, çalışma şekillerini, davranış bilimini ve bu davranışlarımızla hayatımızı nasıl idame ettireceğimizi öğreniriz.

Üniversiteden mezun olduktan sonra psikoloji lisans mezunu olursunuz. Terapist unvanını almak istiyorsanız terapi eğitimi almanız şarttır. Kendinizi alanda geliştirmek istiyorsanız yüksek lisans eğitimine devam etmeniz gerekir. Yüksek lisansta sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi, deneysel psikoloji, bilişsel psikoloji, fizyolojik  psikoloji, noröpsikoloji, endüstri örgüt psikoloji, eğitim psikolojisi ve spor psikolojisi adı altına ayrılmaktadır. Ek olarak sizi daha nitelikli yapan şey katıldığınız eğitim programları ve danışan üzerinde belirli uygulamalar yapmak için aldığınız sertifikalardır.

Psikoloji okumak isteyen kişi merak sahibi, araştırmayı ve her gün edindiği bilgiyle yenilenmeyi seven bir insan olmalıdır, bunu unutmayın. Maddi manevi kendinizi vereceğiniz  geniş bir alandır psikoloji. Eğer ben yüksek lisansta devam etmek istemiyorum diyorsanız bir psikoloji lisans mezunu olarak ister çocuk testleri alıp anaokulunda, ister rehabilitasyon merkezlerinde ve sosyal çalışma alanlarında çalışabilirsiniz. Ya da KPSS’ ye girerek okullar, hastaneler, cezaevleri vb. birçok devlet kurumuna  atanabilirsiniz. Önemli olan sizin kendinizi nerede ve nasıl görmek istediğiniz. Yurt dışında bir üniversitede, hatta psikolojinin doğduğu yer olan Almanya’ da bir laboratuvarda araştırma yaparak neden alanımıza yeni bir kuram katmayasınız? Kendinize güvendikten, alanı sevdikten ve azimli bir şekilde çalıştıktan sonra sizi kimse tutamaz.

Hangi alan ve hangi okulda olursanız olun mutlu ve sağlıklı olmanızı dilerim. Tercih döneminde başarılar!

Şule AKBAŞ

Leave a Reply