Eğitim

Hayaller ve Hayatlarla Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

By 6 Ağustos 2020 No Comments

Merhabalar,

Öncelikle kendimi tanıtayım, ben Melike Biçer, İstanbul Şehir Üniversitesi- Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü 2020 mezunuyum. Bu yazıyı okuyorsan belli ki bu dala karşı bir ilgin ve merakın var ve üniversitesi sınavı sonucuna göre bu bölümü yazmayı düşünüyorsun. Umarım bu yazdıklarım seni tatmin eder ve yardımcı olur.

Siyaset bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü çoğu eşit ağırlıkçı tarafından rağbet gören, aynı zamanda bu rağbetin hakkını verecek kadar her sene çok da fazla mezun veren bir bölüm. Rekabet çok, mezunlarının iş alanı çok geniş. Düşününce tercih edilmesi çok mantıklı gözüküyor. Çünkü hukuk okuyanların avukat, psikoloji okuyanların psikolog olması gibi bir net çizgisi yok. Bu başta avantaj gibi gözükse de aslında her siyaset öğrencisini zorlayan “ben ne olacağım mezun olunca?” sorusuna bol bol cevap aranacak bir bölüm. Genellikle mezunları, farklı çalışma alanları hakkında bilgi sahibi olarak, ulusal ve uluslararası siyasi ekonomik ve toplumsal olayları eleştirel bir şekilde değerlendirebilecek bir altyapı ile mezun oluyor hatta önemli sorunlara çözüm önerileri geliştirebilecekleri şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Fakat şunu da hatırlatmak isterim ki her Siyaset Bilimi bölümü okuyan maalesef siyasetçi olmuyor hatta olmak isteyen de vazgeçebiliyor. Ama nerelerde çalışabilirsiniz sorusuna cevap olarak; Dışişleri Bakanlığı, kamu kurumları, özel sektör, uluslararası şirketler, akademi, medya ve sivil toplum kuruluşları gibi yerler Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunlarına kadrolarında yer veriyor.

Ders içerikleri genellikle pratikten çok teori ve ezbere dayanan, en temelden size Siyaset Biliminin ne olduğunu, tarihini, ideolojilerini ve Siyaset Bilimi için önemli sayılacak kişilerin düşüncelerini zorunlu şekilde öğreten bir ders planı var. Her bölümden dersler içerdiğini söyleyebilirim. Örneğin giriş seviyelerinde Hukuk, Ekonomi ve Sosyoloji gibi dersleri de zorunlu olarak almaktayız. Bölümümü seçerken Uluslararası İlişkilerin de içinde olmasına büyük önem vermiştim çünkü ilgim daha çok yurt dışına dönük hatta direkt söyleyebilirim ki diplomat olacağım diyerek seçtiğim bir bölümdü. Bu sebeple Uluslararası Hukuk,  Karşılaştırmalı Siyaset, Avrupa Birliği ve daha birçok Uluslararası İlişkiler dersini barındırması benim için önemliydi.

Çoğu siyaset öğrencisi yandal veya çift anadal programına dahil olur çünkü gerçekten ufuk açan ve farklı dallara da ilgi duymanıza neden olabilecek bir bölüm. En başından beri eşit ağırlıkçı, ezberci hatta matematikle çok arası olmayan biri olarak bölümün aşırı ölçüde sözel olduğunu söyleyebilirim. Hatta okulumun öğrencilere sunduğu imkanlar ve seçmeli derslerde en çok matematik içeren dersleri seçtim.

Bunların yanı sıra size bu bölümü okuyan ve mezun olan biri olarak bölüm harici birçok faaliyette görev almanızı tavsiye edeceğim. Bana ve bazı arkadaşlarıma göre bu bölümü okuyan öğrenciler ya gerçekten çok aktifler ya da çok pasifler. Bu ne mi demek? Şöyle anlatayım: bölüm öğrencileri ya birçok sertifika peşinde koşuyor,  STK’ larda görev alıyor ya da sadece okullarını okuyorlar. Sen sen ol lütfen sadece okula odaklanıp aktif hayatı bırakma, gözün hep açık olsun. Yukarıda dediğim gibi bölümün okuyanı çok… Mezunların önüne geçebilmen için kendini farklı alanlarda geliştirmelisin. Bu durum maalesef sadece bu bölümü okuyanlar için değil farklı bölümleri tercih edecekler için de böyle. Farklılıklar, her zaman insanı bir tık öne çıkarıyor.

Bir diğer önerim ise, eğer Uluslararası İlişkilere ilgin ve merakın varsa ve bu alanlarda bir kariyer yapmak istiyorsan bölümünü %100 İngilizce seçmeli hatta İngilizcen ikinci anadilin olacak kıvama gelmeli. Bunun yanında üçüncü bir yabancı dilin de çok gerekli olduğunu söyleyebilirim. Ben tanıdıklarımdan aldığım tavsiyeler ve elimdeki imkanlardan dolayı Arapça öğrenmeyi tercih ettim. Aynı zamanda, Uluslararası İlişkiler bölümünü okumaya karar vermişsen kendini dünyaya açman  yeni yerler görüp kültürlerini tanıman sana farklı ufuklar açacaktır. Öğrenciysen ve imkanın varsa gezmeni öneririm. 2018 yılında arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız bir diplomatik gezi ile Belçika- Brüksel’ e gittim. Edindiğim tecrübe ve gezdiğim yerler benim bu bölüme olan sevgimi pekiştirdi ve hatta 2019 yılında yapmış olduğum staj için ön ayak oldu diyebilirim. T.C. Brüksel Başkonsolosluğunda 6 hafta boyunca yaptığım staj, Dışişleri Bakanlığında çalışmak ve diplomat olmak isteyen kendim için büyük bir tecrübe oldu. Peki sonuç ne mi oldu? Diplomat olmamaya karar verdim 🙂 Ama bu sadece benim için geçerli, sen ortamı gayet beğenebilirsin. İşte bu yüzden stajlar yapmalı, neyi sevip sevmediğini görmelisin. Bölümün geniş imkanları sonucunda 2019 Ekim ayında ikinci bir staja başladım, 8 ayın sonunda mezun olmamla birlikte iş teklifim geldi ve 1 Temmuz itibariyle kadrolu bir beyaz yaka çalışan olmayı tercih ettim.

Sonuç olarak sana şunu söyleyebilirim ki, bölümümü çok severek ve isteyerek seçtim fakat mezun olduğumda bana umduğumu vermediğini fark ettim. Fakat çok geniş bir bilgi birikimine sahip olarak mezun oldum. Umarım yazdıklarım sana üniversite bölüm seçiminde yardımcı olur. Son bir dipnot, benim bölümümden mezun olurken memnun olmamam seni bu bölümü seçmekten alıkoymamalı, herkesin beklentileri ve hayalleri farklı, bunu unutmamalısın. Hayallerini takip etmeyi hiç bırakma…

Melike Biçer

Leave a Reply