Eğitim

Bir Şehri Kaç Kere Planlayabilirsin?

By 4 Ağustos 2020 No Comments

Şehirler nasıl oluşur hiç düşündünüz mü? Ya da oluştuktan sonra şu anki düzenlerini almalarında nelerin etkili olduğunu? Ya da tüm bu soruların cevabı olan ve bir yandan da bu sorulara cevap arayan birilerinin olduğunu? İşte bu yazıda o “birileri”ni; yani şehir plancılarını ele alacağım ve özellikle tercih sürecinde Şehir ve Bölge Planlama bölümünü seçmeyi düşünen kişilere yararlı olabilecek bilgiler vermeye çalışacağım.

Öncelikle Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, kentsel tasarım-planlama üzerine eğitim verilen dört yıllık bir lisans bölümüdür. Bölümden mezun olanlara ise “şehir plancısı” unvanı verilmektedir. Şehir plancısı, çalıştığı şehrin ya da bölgenin düzenli ve planlama ilkeleri çerçevesinde gelişmesi için plan ve projeler geliştiren uzman kişilerdir.

Mevcut durumda Türkiye’ de yaklaşık otuz üniversitede Şehir ve Bölge Planlama (ŞBP) lisans programı yer almaktadır. Bunların yalnızca iki tanesi vakıf üniversitesidir. Vakıf üniversitelerindeki programlar pek çok devlet üniversitesinden sonra başlatılmıştır. Bu sebeple de devlet ya da vakıf üniversitesinde bu bölümü okumanın çok büyük farkları bulunmamaktadır. Bu noktada sunulan imkanlar, üniversitenin prestijine bağlı olarak farklılık göstermektedir.

Bölüme sayısal puan üzerinden başvuru yapılmaktadır ancak bölümdeki ders içeriklerine bakıldığında daha çok eşit ağırlık bölümü gibi olduğu görülmektedir. Dört yıllık süreç içerisinde öğrenciler teorik derslerin yanı sıra uygulamalı dersler de almaktadır. Matematik, İstatistik ve Ekonomi gibi temel bilim derslerinin yanı sıra Sosyoloji, Tarih, Sanat, Arkeoloji ve Antropoloji gibi toplum bilimleri dersleri de görülmektedir. Eğer üniversite gerekli imkanları sağlıyorsa, bölüme dair programların eğitiminin verildiği bilgisayar dersleri de ders programlarında yer almaktadır. Bunların dışında ise meslek üzerine teknik bilgilerin verildiği ve pek çok üniversitede zorunlu olarak verilen dersler yer almaktadır. Bunlara örnek olarak Planlama Kuramları, Bölge Planlaması, İmar Hukuku, Ulaşım Planlaması, Mimarlık Bilgisi, Teknik Resim gibi dersler verilebilir. Ayrıca her üniversitede ortak olarak verilen zorunlu “Proje/Atölye/Stüdyo” dersi bulunmaktadır. Bu ders uygulamalı bir ders olduğu gibi genelde bölümün en yüksek kredili dersidir.

Bu bölümde okuyacak arkadaşların kendilerini geliştirmek için yapabilecekleri en temel şey, bilgisayar konusunda kendilerini geliştirmek olacaktır. Öğrencilik yılları boyunca elle çizilmiş pek çok proje teslim edecek olsalar dahi mezuniyet sonrasındaki hayatlarında bilgisayar programlarındaki hakimiyetleri pek çok iş imkanını da beraberinde getirecektir. Bunun yanı sıra, okuyacakları üniversitelerde teknik imkansızlıklardan dolayı bilgisayar eğitimi alamasalar dahi pek çok uygulamalı derste bilgisayar üzerinden de teslim yapmaları gerekecektir. Bu sebeple her ne olursa olsun öğrencilerin bu konuda kendilerine imkân oluşturmaları ve özellikle CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) alanında kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir.

Bunun yanı sıra yine bu bölümde okuyacak öğrencilerin yabancı dil konusunda da kendilerini geliştirmesi gerekmektedir. Çünkü her gün, beraberinde yeni bir teknik bilgiyi getirmektedir. Yurt dışındaki pek çok yenilikçi uygulamadan haberdar olmak hem öğrencilik hayatlarında hem de iş hayatlarında yapacakları projelerde büyük katkı sağlayacaktır. Bunun için de kişinin iyi derecede yabancı dil bilmesi kariyerinde pek çok açıdan büyük önem taşımaktadır.

Bölüm sayısal puan üzerinden tercih edilse bile ders içeriği açısından eşit ağırlık bölümü gibi olduğu için bol bol okuma yapılması gereken bölümlerden biridir. Basılı yayınların yanı sıra pek çok açık erişimli kaynaktan okuma yapılmalı ve planlama alanındaki önemli projeler yakından takip edilmelidir.

Şehir ve Bölge Planlama bölümü bir Mimarlık Fakültesi bölümüdür. Bu sebeple de Mimarlık Bölümü ile çokça ilişkilendirilir. İki bölüm arasında pek çok benzerlik bulunmaktadır ancak farklılık gösterdikleri en önemli konu çalışılan alanın ölçeğidir. En basit tabirle; bir mimarın çalışabileceği en büyük alan mahalle ölçeğinde iken bir plancının çalışabileceği en küçük alan mahalle ölçeğidir. Bir plancı, çalıştığı alan içerisindeki tüm yapıların ve alt bölgelerin arasındaki ilişkilerden de sorumlu olduğu için pek çok konuda bilgi sahibi olmak durumundadır. Bu da benzer bölümlerdeki öğrencilere göre daha geniş bir yelpazede çalışmalarına ve dilerlerse kariyerini daha farklı konularda da geliştirmelerine olanak sağlar. Bunun yanı sıra hem öğrencilik hem de iş hayatında geniş gruplarla çalışılması gerektiği için bu bölümdeki öğrenciler iletişim, hitabet, liderlik gibi konularda da kendilerini geliştirebilmektedirler.

Şehir ve Bölge Planlama bölümü, çok disiplinli bir bölüm olduğundan dolayı mezunların uzmanlaşabilecekleri ve çalışabilecekleri pek çok alan söz konusudur. Bir şehir plancısı en temel haliyle mezuniyet sonrasında “F tipi” plancı olarak belediyelerde, bakanlıklarda, valiliklerde, kalkınma ajanslarında ve özel ofislerde çalışmaya başlayabilirler. Kariyer hedeflerine göre kentsel planlama, kentsel tasarım, bölgesel planlama, kırsal planlama ve tasarım, kentsel koruma ve yenileme, akıllı kentler gibi alanlarda uzmanlaşabilirler. Bu yetkinlikleri çalışma hayatlarında elde edebilecekleri gibi yüksek lisans ve doktora programlarıyla da elde edebilir, dilerlerse akademisyen olarak da çalışabilirler. Bunların yanı sıra, bölümün çok disiplinli olmasından kaynaklı olarak bölüm dışı pek çok alanda da çalışmak mümkündür. Örneği bankalarda, gayrimenkul değerleme şirketlerinde ya da akıllı kent sistemleri üzerine çalışan şirketlerde de iş imkanları söz konusudur. Bu tür durumlarda kişi, çalıştığı konuma bağlı olarak şehir plancısı unvanından farklı iş unvanları da alabilir (örneğin; CBS uzmanı, veri analisti gibi).

Ancak tüm bu çeşitli iş alanlarına rağmen Şehir ve Bölge Planlama alanında iş bulmak, özellikle son dönemlerde giderek zorlaşmıştır. Kendi alanında iş bulmanın en zor olduğu bölümlerden biri haline gelen Şehir ve Bölge Planlamadan mezun olan pek çok kişi, öğrencilik hayatlarında ya da sonrasında aldıkları eğitimlerle farklı alanlarda uzmanlaşmakta ve iş arayışlarını buna göre yapmaktadır. Örneğin şahsım adına konuşacak olursam, mezuniyetim sonrasında aldığım yazılım eğitimi sebebiyle iş arayışımı daha çok akıllı kent sistemleri üzerine çalışan firmalarda veri üzerine çalışabileceğim şekilde gerçekleştirmekteyim. Bunun yanı sıra CBS alanında da yetkin olduğum için yine iş arayışlarım sırasında bu alana yönelik firmaların iş ilanlarına bakmaktayım.

Bu sebeple de bu bölümde okuyacak ya da bu bölümden mezun olacak kişilerin öncelikle bir süre işsiz kalmaya hazırlıklı olmaları gerekiyor. Mimarlık Fakültesinde herhangi bir bölüm okumak kolay olmadığı gibi bu bölümlerden birinden mezun olmuş olmak da kolay değil. Çünkü en fazla mezun veren fakültelerden bir tanesi bu fakülte; bu da aynı iş arayışında olan daha fazla rakip demek. Bu yüzden de öğrencilerin kendilerini farklı alanlarda geliştirmesi büyük önem arz ediyor.

Yine bu bölümde okuyacak kişilerin uykusuz gecelere ve stresli grup çalışmalarına hazırlıklı olması gerek. Son anda hocalar tarafından yapılacak bir değişiklik, aylardır süregelen çalışmaların bir anda sıfır noktasına dönmesine sebep olabilir. Ya da bilgisayarınızda çıkacak bir arıza, ertesi güne yetiştirmeniz gereken projenizi saatler içerisinde tekrardan yapmanıza sebep olabilir. Bu sebeple de soğukkanlı kalabilmek ya da kalabilmek için çabalamak planlama öğrencileri için önemli. Yaşanabilecek her türlü aksilik konusunda öngörülü davranmak, alternatifler üretmek ve sorun anında en etkili ve pratik çözümü üretebilmek bir planlama öğrencisi, bir şehir plancısı için neredeyse zaruriyettir.

Kalabalık çalışma grupları, bu bölümde okuyacak kişilerin hazırlıklı olması gereken en önemli konulardan biridir. Yalnızca öğrencilik hayatlarında değil, iş hayatlarında da karşılarına çıkacak olan bu kalabalık gruplar bazen plancılardan bazen de farklı disiplinlerden uzmanlardan oluşacaktır. Bu sebeple kişilerin kendilerini hem yazılı hem de sözlü olarak iyi şekilde ifade edebilmesi önemlidir. Karşısındaki kişiyi ikna edebilmesi, çıkabilecek fikir ayrılıklarında orta yolu bulabilmesi ve çözüm odaklı çalışabilmesi planlama öğrencisinin kendinde geliştirmesi gereken hususlardır.

Velhasıl, bu bölümde okuyacak olanları pek çok güzel deneyimin yanı sıra pek çok zorlu süreç de bekliyor. Ancak endişeye gerek yok, zira bu üniversitenin ve hatta hayatın doğasında var. Bu sebeple önünüzdeki dört yıldan mümkün olduğunca keyif alın. Bol bol okuyun, gezin, yeni insanlarla tanışın. Ve dört yılın sonunda yalnızca bir plancı olarak değil, öğrencilik hayatını dolu dolu yaşamış bireyler olarak yeni hayatınıza adım atın. Ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun bir sözüyle yazımı bitireyim; “Bir gün uyanacaksın ve her zaman yapmak istediğin şeyler için zaman kalmamış olacak. O yüzden şimdi yap.”

Sümeyye KAYA

Leave a Reply