Eğitim

Siyaset ve Siyaset ‘Bilimi’

By 6 Ağustos 2020 No Comments

Bu yazıda halihazırda tercih sürecine giren arkadaşlara biraz olsun yardımcı olmak maksadıyla kendim okumakta olduğum ve üçüncü yılımı bitirdiğim bölümüm Siyaset Bilimi (ve Uluslararası İlişkiler) hakkında kafamdaki bazı şeyleri aktarmaya çalışacağım. Temelde siyaset ve siyaset bilimi arasındaki farkı anlatmaya çalışacağım ve tabi buradan yola çıkarak neden Siyaset Bilimi okunmalıdır, ya da okunmalı mıdır gibi sorulara cevap vermeye çalışacağım.

Temel olarak, siyaset ve siyaset bilimi arasındaki farkın iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Türkçede maalesef bu iki kavramı anlatacak iki farklı kelimemiz yok ama mesela Fransızcada ve Rusçada alternatif olarak ‘siyaset’ için, sırasıyla ‘politique’ ve ‘политика’; siyaset bilimi içinse ‘politologie’ ve ‘политология’ denebilmektedir. Siyasetin pek çok tanımı yapılabilir ama en bilinen haliyle siyasetçilerin meşgul oldukları devlet yönetme veya devlet yönetme sürecine katılma faaliyetine genel olarak siyaset denir. Siyaset Bilimi ise bu siyasi faaliyetleri inceleyen bilim dalıdır. Buradan nasıl bir çıkarım yapılabilir? Çok basitçe şu: Siyaset Bilimi okumak sizi bir siyaset bilimci yapabilir, lakin bir siyasetçi yapamaz! Siyasi faaliyette bulunmak ve siyasetin içine girmek bambaşka bir pratik alanıdır ve çok farklı yollardan geçmeyi ve farklı tecrübeler edinmeyi gerektirir. Siyasetçi olmak için Siyaset Bilimi okumanız şart değil. Bunu istatistiki olarak kanıtlamak mümkün: sadece popüler siyasetçilerin eğitim geçmişlerine bakmanız yeterli. Özellikle Türkiye şartlarında Siyaset Bilimi okuyup da siyasetçi olan insan sayısı epey azdır. Türkiye’de Siyaset Bilimi okuyanların daha ziyade bürokrasiye ya da daha aşağı memuriyetlere dahil olduğu görülür. Bu alanlar bir nevi siyasetin tabanıdır.

Bunca şeyden şunu sormak mümkün: Siyaset Bilimi ne işe yarar? Siyaset Bilimi okuduğunuzda siyaseti gayet iyi anlarsınız, benim burada anlatmaya çalıştığım gibi, siyasetin ne olduğunu çok iyi öğrenmiş olursunuz. Gerçekten çoğu siyasetçi aslında yaptıkları faaliyetin özünde ne anlam ifade ettiğini bilmez. Bu onlar için bir nevi kuşaktan kuşağa geçen pratik bir bilgi gibidir. Mesela çoğu insan süte bir miktar yoğurt konup sıcakta bekletildiğinde sütün yoğurda dönüştüğünü bilir ve bunu gayet güzel de uygularlar. Fakat bu yaptıkları mayalama işinin aslında gözle görülemeyen canlı maya bakterilerinin sütteki şekeri tüketip laktik asit üreterek sütü yoğurda dönüştürme süreci olduğunu bilmezler. Siyaset Bilimi okumak size buna benzer bir içgörü kazandıracaktır. Siyasetin kimyasını öğreneceksinizdir ve inanın bu sizin için kimya ya da biyoloji kadar sıkıcı olmayabilir. Çünkü siyaset her şeyden önce bir insan faaliyetidir. İnsanların belki de en yoğun bir şekilde ve tüm benlikleriyle ortaya koydukları sosyal bir faaliyettir.

Siyaseti anlamaya başladığınızda insanlığı da anlamaya başlayacaksınız, insan düşüncesini ve davranışlarını da anlayacaksınız. İnsanın sosyal kimyasını anlamak büyük oranda siyaset biliminden geçer. Bunun size katacağı vizyonu tecrübe etmeden hayal etmeniz pek mümkün değil. Siyaset Bilimini keyif alarak ve başarı sağlayarak okuyabilirseniz, belki de şu ana kadar pek çok kez kendinize sorduğunuz soruların cevaplarını bulacaksınız. Adalet ne kadar mümkündür? Sosyal eşitlik hayal midir? İdareciler neden eninde sonunda yozlaşır? İnsanlar neye göre karar alırlar? İdeolojiler neden var? İnsanlar neden dogmatik fikirlerin peşinden koşmayı severler? Dünyadaki insanların çoğu gerçekten sömürülüyor mu? İnsanlar neden güce düşkündür? Bu sorular sizde merak uyandırıyorsa, Siyaset Biliminden büyük ihtimalle çok zevk alacaksınız. Başarılı olmak ise tamamen sizin kontrolünüzde.

Leave a Reply