Genel

Türkçe Öğretmenliği Üzerine

By 4 Ağustos 2020 No Comments

Herkese merhabalar,

Öncelikle tercih döneminde olduğunuz şu günlerde BİGENÇ ailesi olarak sizlere ufak da olsa bir katkımızın olabilmesi adına ekip olarak büyük bir gayret gösterdiğimizi, dernek olarak yanınızda olduğumuzu, ihtiyacınız olduğu her an yardımcı olacağımızı bilmenizi isteriz.   

Bu yazıda sizlerle kendi bölümüm hakkında bazı bilgiler verip, tercih dönemi hakkında birkaç tavsiye de bulunacağım.

Ben Ben Fatih Sultan Vakıf Üniversitesinde Türkçe öğretmenliği bölümü 3.sınıf öğrencisiyim. Sizlerin şu an yaşadığı stresli dönemi bundan üç sene önce yaşadım ve halen daha dün gibi hatırlamaktayım.

Tercih döneminde aceleyle ve düşünmeden alınan kararlar farkına varıldığında kişinin pişmanlık sebebi olabilmektedir. Ne okumak istediğinize ve ne olmak istediğinize kendinizi tanıyarak, zamanla karar vermelisiniz. Bir bölümü okumak için okumak yapılan en büyük yanlışlardan biri olabilir. Sıralama veya puanınız hedeflediğiniz bölüm için yeterli değil ise mezuna kalıp daha sıkı çalıştığınız bir sene, sizin için bir kayıp değildir. İstemediğiniz, okurken veya ileride meslek hayatınızda mutsuz olacağınız bir bölümü okumak kendinize yapacağınız çok büyük bir kötülük olacaktır. Kendinizi tanımanız, yeteneklerinizi keşfetmeniz gerekmektedir. Okurken de mesleki hayatınızda da keyif alacağınız bir bölümü okumanız size vereceğim en büyük tavsiye olabilir.

Türkçe Öğretmenliği benim çok istediğim ve hedeflediğim bir bölümdü. İsteyerek yerleştiğim bir bölüm olduğundan dolayı da öğrencilik hayatım gayet keyifli geçiyor. Kendimi daha iyi tanıyor, daha iyi keşfediyorum. Kitap okumayı, yazı yazmayı çok seven bir birey iken bölümüm de bu alışkanlıklarımı pozitif yönde etkiledi. İnsanlarla iletişimi kuvvetli olan bir kişiliğim var ki öğretmen olacaksanız en önemli kişilik özelliğinizin bu olması gerekmektedir. İçine kapanık, diyalog sıkıntısı yaşayan bir bireyin meslek hayatı çok sıkıntılı olacaktır.

Öğretmenlik, asla okunmak için okunacak bir bölüm değildir. Açıkta kalmayayım, puanım tutuyor tercih listeme ekleyeyim zihniyeti ile hareket edilmemelidir. Öğretmenlik, özveri gerektirmektedir. Fedakârlık, sabır ve istek gerektirmektedir. Bu mesleği tercih edecekseniz kendinizi çok iyi tanımanız gerekmektedir. Ne kadar fedakâr olabilirsiniz ne kadar sabredebilirsiniz çok iyi analiz etmeniz gerekmektedir. Arkadan gelen koca bir nesil öğretmenlere emanettir. “En kutsal meslek” denir öğretmenlik için ve gerçekten öyledir. Hiçbir mesleğin önemi ve değeri asla kıyaslanamaz. Her mesleğin kendi içerisinde ayrıcalığı bulunmaktadır. Şu an var olan düzende mevcut mesleklerin biri dahi olmasa toplum düzeni bir şekilde aksar fakat öğretmenler, bu topluma şekil verir.

Genel olarak öğretmenlik mesleği üzerinde durduktan sonra şimdi de alanım olan Türkçeye değinmek istiyorum. Sözel bir bölüm, dolayısıyla sözel içerikli derslerden oluşmakta. Birinci sınıf dersleri eğitime ve öğretmenliğe yönelik iken ikinci sınıf dersleri edebiyat ağırlıklı idi. Üçüncü ve dördüncü sınıfta ise alan odaklı Türkçe ağırlıklı derslerden oluşacak. Her bölümde olduğu son sınıfta da zorunlu staj bulunmaktadır. Meslek hayatına başlamadan önce kısa bir hazırlık olacaktır. Bu bölümde okuyorsanız ve kendinizi geliştirmek için bir şeyler yapmak istiyorsanız çok fazla okumalısınız. Bizim dönem ödevlerimiz genellikle makale yazmak veya makale yorumlamak adına olduğundan ben alanım ile alakalı bulduğum bütün makaleleri okumaktayım. Makalenin yanında çok fazla kitap okumakta, araştırmaktayım. Mesleğinizde kendinizi geliştirdiğiniz kadar başarılı olabilirisiniz. Okuduğunuz okul, almış olduğunuz eğitim elbette çok önemlidir fakat siz kendinize bir şey katmadıktan sonra bu etkenlerin çok bir yararı yoktur. Günümüzde artan üniversite sayıları ile birlikte bölümler ihtiyacın da ötesinde mezun vermektedir. Bu mezunların birçoğu da normal olarak açıkta kalmaktadır. Ufak bir örnekle değinecek olursak her yıl 14 bin 319 Türkçe öğretmeni atama beklemektedir fakat en son 2020 Ocak’ta sadece 1293 öğretmen atanabilmiştir. Kpss sınavına girip atanmayı beklemek yerine özel bir kurumda çalışmayı da tercih edebilirsiniz fakat bu da her mezuna nasip olmayacaktır. Bu sebeple öğrencilik hayatınızı çok verimli geçirip kendinizi geliştirmelisiniz.

Bir de okuduğunuz okulun devlet veya vakıf olması farkına değinmek istiyorum. Aslında burada da olay yine sizde bitmektedir. En iyi devlet üniversitesinde veya en vasat olarak görülen özel bir üniversitede öğrenci olabilirsiniz. “O okuldan mezun olsan ne olacak” tarzındaki sözlerle çevre baskısına maruz kalıyor da olabilirsiniz. Okulun adı veya kimliği sizi ulaşacağınız yere götürmez, sizi kendiniz ulaşacağınız yere götüreceksiniz. Tercih yaparken yine çevre baskısına maruz kalmamak için vakıf üniversitelerine karşı önyargılı olmamalısınız. Ben bir vakıf üniversitesi öğrencisiyim. Kendi fakültemin akademik kadrosunu devlet üniversitelerinin akademik kadrosu ile karşılaştırdığım zaman kimilerine göre daha profesyonel bir ekip ile karşılaşmıştım. Elbette sizlere illa vakıf üniversitesi tercih edin demiyorum, bu tabii ki sizlerin kararı fakat çevre baskısına maruz kalıp vakıf veya özel üniversitelere önyargılı olmamanızı söylemek istiyorum. Tercih sürecinde bakacağınız ilk husus okulun akademik kadrosu olmalıdır, okulun cinsi değil. Bunu söylemek istedim çünkü benim çevremde katı kuralları ile “illa devlet üniversitesi” olmalı diyen insanlar bulunmaktaydı. Böyle bir baskı altında yanlış tercih yapmamalısınız. Yukarıda da değinmiştim okuduğunuz okul sizlere bir noktaya kadar yardımcı olacaktır, sizin kendinizi yetiştirmeniz gerekiyor.

Son olarak yazımın belirli yerlerinde de değindiğim gibi asla ama asla okumak istemediğiniz bir bölümü okumayın. Çevreden gelen seslere kulaklarınızı tıkayıp kendinizle baş başa kalın. Nelerden hoşlanıyorsunuz, nelere ilgi duyuyorsunuz bunları çok iyi analiz edin. Yanlış bir meslek seçimi gelecekte mutsuz bir siz doğuracaktır. Kendiniz olun, kendinizi tanıyın ve kararınızı kendinizden emin bir şekilde verin. Eğer öğretmen olmayı hedefliyorsanız da bir öğretmenin sahip olması gereken kişilik özelliklerine sahip misiniz bunu sorgulayın. Hepinize tercih sürecinizde başarılar dilerim. Biz sizlere güveniyoruz, siz de kendinize güvenin!

Selvanur BİRCAN

Leave a Reply