Eğitimİlham

Zor Kararlar: Yatay Geçiş ve ÇAP

By 2 Eylül 2020 No Comments

Eğitim hayatı boyunca hep daha fazlasını isteyen ve daha az bilmenin rahatsızlığını duyan arkadaşları böyle alalım. Çünkü bu yazımda üniversite hayatında bir öğrencinin alabileceği en radikal iki karardan bahsedeceğim. Yazımın genelini yatay geçiş ve çap dönemindeki fiziki ve duygusal tecrübelerim oluşturacaktır, benim yaşadıklarımın aynısını sizlerde yaşayacaksınız diye bir kural yok. Neticede bu konuda çoğu üniversite ortak bir prensip benimsese de her üniversite bu süreçleri farklı şekilde yürütebiliyor. Vakit kaybetmeden konuya girelim.

Öncelikle kendi eğitim hayatımdan kısaca bahsetmem gerekirse, ilkokul ve ortaokulu normal mahalle okullarında okuduktan sonra ortaokulda sıkı çalışmamın neticesinde o zaman Anadolu Öğretmen Lisesi olan Çapa Fen Lisesini kazandım. Lise hayatımda ise 2 yıl sayısal sınıfına katlandıktan sonra Hukuk okuma hayalleri ile 11. Sınıfta eşit ağırlık sınıfına geçtim. Eşit ağırlıkta geçen iki yılımın ardından İktisat bölümüne ilgim olduğunu düşünerek ve Boğaziçi İktisadı hedefleyerek üniversite sınavına çalıştım. Ancak benim de sonradan fark ettiğim üzere yeterli çalışmadığımdan ötürü sıralamam beklediğim gibi gelmedi ve ufak çaplı da olsa tüm arkadaşlarım iyi üniversiteleri ve bölümleri kazanabilecek sıralamaları yaparken ben niye istediğim sıralamayı yapamadım psikolojisine girdim. Ancak iş işten geçmişti ve benim artık bir tercih yapmam gerekiyordu. İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesinden bir bölüm istediğimi biliyordum ve buna göre bir tercih listesi hazırladım. İlk üç tercihimden birinin kesin geleceğini düşünürken lise tercihimde de olduğu gibi (ilk dört sıralamam elbette Galatasaray, İstanbul Erkek, Kabataş ve Cağaloğlu liseleriydi) beşinci tercihim olan İstanbul Ticaret Üniversitesi İngilizce İktisat bölümünü kazandım. Umutsuzluğa kapılmadım ve vardır bunda da bir hayır diyerek hazırlık sınıfının ardından bölüme başladım.

Birinci sınıfı ve ikinci sınıfın ilk dönemi gayet sorunsuz ve memnuniyetle geçmişti çünkü bölümümüzü akademik kadrosu gerçekten iyiydi ve ben iktisadı giderek daha da sevmeye başlamıştım. Ancak ne olduysa ikinci sınıfın ikinci döneminde oldu. Akademik ve sosyal anlamda bir arayış içine girdim. Akademi düşündüğüm için hocalarımla yakın ilişkiler kurmaya çalıştım, bir okul kulübünün yönetim kuruluna girmeye çalıştım, alanımla alakalı kitaplar okudum ama bir şey eksikti. Not ortalamam okulda tam burslu çap yapmam için yeterli olduğundan şansımı bir denemeyi düşündüm ve bu konuyu hocalarıma danıştım. Üç farklı hocamın üç farklı görüşünün ardından ilk danıştığım hocamı dinleyerek hukuk ile çap yapmaya karar verdim.

Evet şaşkın ifadelerinizi görür gibiyim insanlar hukuk bölümünü tek başına zor okurken düşününce çap yapmak delilikti ama ben bir delilik yapmaya hazırdım ve hukuk bölümünden bir hocayla konuştum. Hocanın olumlu görüşlerinin ardından okulda hukuk ile çap yapan biri olup olmadığını araştırdım ve şu anda yönetim kurulu üyesi olduğum okul kulübünün başkanın da işletme okurken hukuk ile çap yapmaya başladığını öğrendim. Onunla da konuştuktan sonra kararımı vermiştim hukuk ile çap yapacaktım. Hemen okulumuzun çift ana dal programı hakkındaki yönetmeliğini okudum. Çap başvurusu yapabilmem için 2.72 ortalamayı geçmem ve başarı sıralamam itibariyle ilk yüzde 20 içinde bulunmam gerekiyordu. Tabi bu kabul için yeterli değildi çünkü her ne kadar ortalamam yüksek olsa da hukuk ile çap için her yıl sadece tüm başvurular arasından sadece iki kişi almaları şansımı düşürüyordu. B planına ihtiyacım vardı. Kulüp başkanı olan arkadaşımın şu lafları aklıma geldi “Hukuku bu kadar istiyorsan yatay geçiş yapmayı da düşünebilirsin. Hem böylece geçiş yaptıktan sonra iktisat için çap başvurusu yaparsın ve kalan derslerini alıp iki bölümden de mezun olabilirsin.”

Söylemesi kolaydı ama bu durumda üniversite hayatım 2 yıl daha uzayacaktı. Vermesi zor bir karardı ama ailem beni sonuna kadar desteklediğini belirtmişti ve bu da karar vermem de oldukça etkili olmuştu. Genelde okullarda yakın dönemde açılan başvurular benim üniversitemde aynı şekilde ağustos ayında gerçekleştiriliyordu. Bu dönemleri akademik takvimde sıkı bir şekilde takip etmek gerekiyor. O zaman kafalarda bu sürecin şekillenmesi için kendi üniversitemin yatay geçiş, çift ana dal ve yan dal başvuru, kayıt ve mezuniyet esaslarının linkini sizin için şuraya bırakalım:

Genelde öğrenciler için tatil ayı olan Ağustos ayında ben de memleketimdeydim ve yatay geçiş başvurusu için gerekli olan ayrıntılı ders içeriği belgesi ıslak imzalı bir şekilde teslim edilmesi gerektiği içi paniğe kapılmıştım. Ancak kardeşimin benden önce İstanbul dönmesi büyük şanstı onun sayesinde belgemi alıp zamanında başvurumu tamamlayabilmiştim.

Sizlere tecrübelerime dayanarak birkaç tavsiye vermeme izin verin:

  • Karar verdikten sonra tereddüt etmeyin.
  • Çok da güvenmediğiniz insanlara bu durumdan ayrıntılı bahsetmeyin.
  • Ancak güvendiğiniz insanlar ile istişare etmekten kaçınmayın.
  • Sürecin sıkı takipçisi olun.
  • Mümkünse bu süreçte öğrenci işleriyle sürekli iletişimde olun.
  • Herkesin bildiği acı bir gerçek ki öğrenci işlerinin ağzından cımbızla laf alınır o yüzden telefonla iletişimdense yüz yüze görüşün ve sorularınızı açık ve anlaşılır bir biçimde sorun.
  • Çap veya yatay geçiş yapmayı düşündüğünüz bölümden arkadaşlar edinin. Hocalarıyla tanışın.
  • Son olarak KORKMAYIN. Her şey siz ve eğitiminiz için.

Sonuçlar Eylül ayının ortalarında açıklanmıştı ve çap başvurumun kabul edilmemesi beni şaşırtmamıştı çünkü benden daha iyi not ortalamalı öğrencilerin de başvuracağını tahmin ediyordum. Ama yatay geçiş başvurum kabul edilmişti. Dersler başlamadan önce kayıt işlemlerim tamamladım ve yen döneme hazırdım. Şimdi ise birinci sınıfı yüksek bir ortalamayla tamamladım ve iktisat bölümüne kaldığım yerden devam etmek için çap başvurularının açılmasını bekliyorum. İktisada çift ana dal programı için hukuka göre çok daha fazla kontenjan verildiğinden kabul edilme ihtimalim çok daha yüksek. Bana şans dileyin.

Hayrünnisa KAYA

Leave a Reply